23 Ekim 2019 Çarşamba 08:52

ANASAYFA l PROTOKOLÜMÜN BAŞKANLARI

24.10.2016 Pazartesi - 7:30

Hava toprak gibi gebe. 
Hava kurşun gibi ağır. 
Bağır 
        bağır 
                bağır 
                        bağırıyorum. 
Koşun 
         kurşun 
                 erit- 
                     -meğe 
                             çağırıyorum…

    

 

 

Neden böyle bir başlık attı diyeceksiniz tabi;

Şöyle ki  bir siyasi parti  sadece protokoller de ve medya da temsil edilmez.

Varlığını sadece görüntü vererek kamuoyunda hissettiremez.

Hayatın her alanın da  olmalıdır evde, sokak ta, okul da,fabrika da, tarla da, hastane de yaşamın

kendisin de var olmalıdır.

Kent sorunları üzerinde göstermelik değil ciddi çözümler üretmeli bunu çeşitli yöntemlerle halkla

paylaşabilmelidir.

Yani   haftada bir yönetim kurulunu toplarsın ardından basın açıklaması yaparsın muhalefet sin

bir iki atar, gider yaparsın.

Sonra onları ziyarete gider kol kola fotoğraf verirsin ve olur biter.

Arada muhtarlara gider bir kahvaltı yaparsın mahalle çalışmalarını tamamlamış olursun,

onu da medya da yayınladın mı tamam, gönül rahatlığıyla CHP görevini yapmıştır diyebilirsin.

Bu her hafta böyle çerezlerle  ilaveler yapılarak devam eder gider.

Tabi ara, ara mahalleye çıkıp fedakârca canını dişine takan, mahalleliyle kol kola

haksızlıklara karşı direnen,  toplumsal muhalefeti örgütleyen meclis üyelerimizin

çabalarını da unutmamak gerek.

 

Belediye meclisinde de cansiperane bir şekilde mücadele verdiklerini biliyoruz

 

Bu kadar, bu kentte ana muhalefet partisi bu şekilde çalışıyor.

Bir gün gökten Mesih gelecek elindeki değnekle iktidarı CHP.ne bahşedecek ve

o gün CHP’yi  yöneten arkadaşlarımızın kimi vekil, kimi belediye başkanı, kimi başkan yardımcısı

olacak, görevler dağıtılmıştır zaten, herkes o kutsal günü bekliyor.

Ama o gün geldiğin de karşıların da rakip olacak kimsenin olmaması gerekiyor tabi.

Yoksa  tehlikeye düşer vekillik, tehlikeye düşer belediye başkanlığı.

Nedir bu kişisel hırsların bu kadar ön plana çıkmasının nedeni?

 

Nedir bu iktidar hırsı ?

Yani iktidar dediysek genel değil ha orda öyle bir hırs yok.

Nerde var biliyor musunuz parti içinde iktidar olma hırsı var, her şey bundan ibaret.

Öteki taraf ise hak getire oraya enerji kalmıyor zaten ben koltukta oturayım da gerisini  boş ver,

İlk üçe girerim bu koltuk beni oraya taşır diye  düşünülüyor ve herhal böyle oluyor bu işler.

Yoksa neden bu kadar dar alanlarda yapılır ki siyaset.

Örgüt taşeron  değildir. Halkın örgütüdür herkes aday olabilir ama örgüt taraf olamaz.

Tüm adaylara eşit mesafede durur öylede olmalıdır.

Bu kadar kötü yönetilen bir ülke de ve kentte,

bizim hâlen oyumuz yükselmiyorsa ortada bir suçlu var demektir.

Eğer hâla çözüm aranmıyorsa gelen öneriler kulak arkası ediliyorsa nedenini sormak lazım değil mi?

Projelerle çıkmalıyız sokaklara, evlere girebilmeliyiz.

Mahalleler de var olmalıyız  umut olmalıyız gencimizle, kadınımızla  tüm örgütlü gücümüzle.

 

Şehzademiz ilçe başkanımız sultan  Mehmet han hazretleri balayından da döndüler ne zaman lütfedip

projeleri değerlendirecek bilemeyiz amma çok zamanımızın da olmadığı bir gerçek.

Biliyorsunuz balayından gelene kadar sabredeceğiz ,

eğer değişiklik olmazsa  eleştirilerimize de katlanacaksınız demiştim.

Gerçi Mehmet bu yönden olgun bir arkadaşımızdır.

Ama artık bir şeyler yapmanın vakti gelmiştir hatta geçiyor.

Taşıdığı sorumluluk ağırdır ve gereğini yapmalıdır.

Protokol’ün  başkanlığını yaparken asli görevlerinin bu partiyi iktidara taşımak olduğunu

unutmayacaklar dır herhalde.

Mahalle yanarken bilmem kim saçını tararmış  misali olmaz tabi.

Parti tabanının ve bu ülkenin bir başarısızlığı kaldıracak gücü ve tahammülü yoktur.

Bu arada  Kandıra ve Gebze ilçe örgütlerinin  takip

edebildiğim kadarıyla yaptıkları çalışmaları çok olumlu buluyorum.

Onlara teşekkür ediyorum . Tüm arkadaşlarımın iyi niyetinden eminim.

Diğer ilçeleri pek takip edemedim ama, İzmit gözümüzün önünde,

bu şekilde hiçte umut vermiyor bize.

Eğer önümüzde ki süreçte doğru yönetmeyi beceremezlerse; şunu anlamalılar  kaybettikleri

sadece kendi siyasi ikballeri olmayacak.2 veya 3 vekillik bizi kurtarmaya yetmez.

Yine bedelini her zaman olduğu gibi halk ödeyecek, ülke ödeyecek.

Bundan sonrası yok arkadaşlar,öyle bir yere sürükleniyor ki bu ülke, eğer önüne geçemezsek,

Suriye den berbat hale gelecek.

O zaman ne oturacak vekil koltuğu nede belediye başkanlığı koltuğu kalacak.

Partiyi yönetenler artık bu durumu anlamalı ve önümüze gelecek seçimleri almaktan

başka şansımızın olmadığı nın farkında olarak, tüm enerjimizi bu yönde kullanmamızı  sağlamalıdırlar.

Örgütler kendine gelmelidir, toparlanıp radikal kararlar alarak bir an önce her alanda seferberlik

başlatmalıdırlar.

 

Değerli il başkanımız, aylardır süren çabalarımız sonucunda kulak verdi söylemlerimize,

önemsedi ve il yönetim kurulundan geçirdi önerilerimizi, il yönetiminde ki

arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum ama bu projeleri hep beraber inanarak

ilçelerimize uyarlayarak hayata geçirebilirsek, bambaşka sonuçlar elde edeceğiz.

Topyekün bir direniş refleksi geliştirmek  gerekmektedir.

Başarabiliriz tüm ilçe örgütlerimizle beraber idealist bir çalışmayı hayata geçirebiliriz,

yeniden bir cumhuriyet destanı yazabiliriz,  

sadece inanç la ve samimiyetle birbirimize bakmamız yeterlidir.

Davamız Cumhuriyet’tir ve hiçbir koltuk, makam onun varlığından daha önemli değildir.

                                                                                                                       Hoşça kal yarın…….

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.