kartal escort ,

17 Aralık 2017 Pazar 00:46

ANASAYFA l Mütevazi bir Cenk Taner konseri

12.05.2016 Perşembe - 21:58

mevlut

İşte o sıra, üzerinde zıpladığımız ahşap zeminin yıkılacağını düşünüp, ülkenin en çok satan gazetesinin üçüncü sayfasının manşetini attım:

“Cenk Taner konseri: 3 ölü, 78 yaralı…”

Gülümsedim ve 32 yıllık yaşantımın böyle bir ölümle sonlanmasının beni pek rahatsız etmeyeceğini fark ettim.

Ne olabilirdi ki daha: Bir bar konserinde zeminin çökmesiyle ölmem, içinde rock and roll’u, içinde komikliği, içinde ağrısızlığı (sarhoşluğumdan) barındıracaktı.

Yıllar sonra beni en çok sevenler dahi ölümümü anlatırken bıyık altından gülecek; ölüm hikayemi dinleyenler ise kahkaha atmamak için kendilerini zor tutacaklardı.

Sorayım:

Hangi ölüm bu denli komik olabilirdi ki?

***

Öncesi…

Adını çokça kez duyduğum fakat ilk defa gittiğim barın kapısından içeri girip konserin yapılacağı 80 metrekarelik alanı gördüğümde “eyvah” dedim. Eşim de bana bakıp içinden aynı cümleyi kurdu:

“Bağdaş kurup nasıl oturacağız?”

İkimiz de bağdaş kurup oturmayı pek beceremez, ikimiz de 5 dakikalık bir oturmanın ardından “ayak uyuşması” problemi nedeniyle yeniden ayağa kalkma ihtiyacı duyardık.

O sıra birisi, “Cenk Taner konserlerinin ilk bölümünde herkes oturur. Bu gelenektir” dedi.

Yüzüne baktım. İçimden, “Sen daha alfabede ‘C’ harfine gelmemişken bizler Eko TV’nin karşısında ‘Hadi Güven, bir Kesmeşeker çal’ diyorduk” şeklinde bir cümle kurdum.

Nedense, bu tip cümleleri küçüklüğümden beri hep içimden kurardım. İnsanların içinden kurduğu cümleleri fark ettiren bir alet olsa, en çok dayağı ben yerdim.

***

Konser başlamış ve benim ayaklarım uyuşmaya başlamıştı. Tam o sırada bir de ne göreyim, bir 85 boyunda iki adam, ayağa kalkmış ve Cenk Taner’i öyle izliyorlardı.

Cenk Taner görmek için ta İzmit’ten yola çıkan biz, göre göre iki adamın kot pantolonunun arka ceplerini görüyorduk. Talihsizlikti bu.

Bizim oturduğumuz arka sıralardan “Oturun” şeklinde kısa cümleler kuruluyordu. İnsanlar onların yanına gidip, “Lütfen oturun” diyordu. Kimileri bağırıyordu. Kimileri onları dövmek istiyordu.

Yanımdaki sakallı, şişko, sempatik ve benden 10 yaş küçük arkadaşa, “Bunlar bence bir eylem yapıyorlar” dedim.

Gezi’deki “Duran Adam”ı hatırlayın. Onun gibi işte…

Fakat eylem yapılacak bir yer değildi ki burası. Herkes Gezi’ci, herkes direnişçiydi. Ve sonra bir kadın insanları yararak o iki gencin yanına gitti, birinin elinden tuttu ve eylem bitmiş oldu.

Bence olay şuydu:

İçlerinden bir tanesi kız arkadaşını kızdırmıştı. Daha sonra da, “Beni affetmezsen en öne gider, ayakta dururum” demişti. Dediğini de yapmıştı.

O iki arkadaşa saygı duyduğumu ifade etmek isterim.

***

Çokça sonra…

En öndeydik ve zıplıyorduk.

Havalandırmanın üflediği soğuk hava ile ortamın ısısı karışıyor; yüzümüz üşürken ensemiz yanıyordu. Eşim, “Aşklar bizi terk etti” şarkısını söylerken “Acaba” diyordum. “Acaba zemin çöker mi?”

Gülüyor ve ardından zıplamaya başlıyordum; daha fazla, daha fazla ve daha fazla…

Ben Cenk Taner fanı iken yeni doğmuş erkek ve kızların, büyüyüp, birer genç olup, Cenk’in her şarkısını ezbere söylemelerinin ardından diyordum ki:

– Bir ölür, bin doğarız…

Ölüm korkutmuyordu beni… 

“Cenk Taner konseri: 3 ölü, 78 yaralı…”

Komik ve komik…

*Mevlüt Soysal’ın daha önce Radikal Blog’ta yazdığı yazılar artık Yenikocaeli.com’da olacaktır

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.