23 Ekim 2019 Çarşamba 16:34

ANASAYFA l Kaplan’dan ilginç öneri

30.11.-0001 Pazartesi - 0:00

<p><b>CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Çevre ve Şehircilik Bakanı’na “Bakanlığın adındaki ‘çevre’ kelimesini çıkartın” önerisinde bulundu. Kaplan, TBMM Genel Kurulunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bütçe Görüşmelerinde CHP Grubu adına yapmış olduğu konuşmada, “Gelin bakanlığın adındaki ‘çevre’ kelimesini çıkartın!  Çünkü siz çevreyi koruma adına hiçbir şey ama hiçbir şey yapmıyorsunuz. Uygulamalarınız da çevreyi korumadan ziyade şehircilik ve kentleşme ile ilgilidir. Zaten müteahhitlikten geliyorsunuz.  </b></p>
<p><b>‘TEK BAŞINA KENDİNİZDE TOPLADINIZ’ </b></p>
<p><b>İnsanların barınma gereksinimlerini gidermek ve yoksullar için sosyal konut üretmek için oluşturulan TOKİ; sizin idareciliğinizde devlet olanakları ile müteahhitliğe ve rant projeleri ihalelerini yapan bir kuruluşa dönüştürüldü.  KHK ile tapu ve kadastroyu da kendinize bağladınız. Orman arazilerini 2B yasası ile rantiyecilere pazarladınız. Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanunla da adeta Türkiye’nin tapusunu alarak dilediğiniz yeri yıkma, dilediğiniz yeri imara açma, projelendirme, planlama ve inşaat yapma yetkisini tek başına kendinizde topladınız. Denetleyeniniz yok, hesap soranınız yok, üstelik bunları yaparken kamu ihale kanunu yok saydınız. Onun içindir ki Samsun’da dere ağzına yaptığınız konutların bedelini selde yaşamını yitiren 11 vatandaşımız ödedi. </b></p>
<p><b>‘MAŞUKİYE VE DİLOVASI ÖRNEĞİ’</b></p>
<p><b>Van Depremi’nde bir mühendis olarak ‘artık binalarda oturabilirsiniz’ dedikten sonra yaşanan 2. depremle 10 vatandaşımızın yaşamını yitirmesine neden olmadınız mı? Hiç sorumluluk hissetmediniz mi? Bakanlığınızda ve iktidarınızda birinci sınıf tarım alanlarını sanayiye açan siz değimlisiniz? Yine ormanlarımızı uluslar arası maden işletmecilerine pazarlayarak milyonlarca ağacın kesilmesine neden olan siz değimlisiniz? Yeşili yok eden, suyu şirketlere pazarlayan siz değimlisiniz? Hayalinizdeki yüksek binaları gerçekleştirmek uğruna doğanın tahribatına ve yok olmasına neden olan siz değimlisiniz? Üzülerek ifade edeyim ki anlayışınız bu. Örnek mi? İşte Maşukiye ve Dilovası” şeklinde konuştu.</b></p>
<p><b>TÜRKİYE, KYOTO </b></p>
<p><b>PROTOKOLÜNÜN NERESİNDE?</b></p>
<p><b>Milletvekili Kaplan konuşmasında dünyada ve Türkiye’deki çevre algısının farklı olduğuna da dikkat çekerek, “Dünyada çevre denince; Küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim değişikliklerinin yol açtığı sonuçları azaltmayı ve ortadan kaldırmayı hedeflerken, bir yandan da su ve orman alanlarının zenginleştirilmesi, bio çeşitliliğin artırılması, ekolojik dengenin ve yaşanabilecek dünyanın korunması esas almaktadır. Bizde ise birinci sınıf tarım arazilerini sanayiye açmak, yüksek binalar ve gökdelenler yapmak, suyu ticarileştirmek, orman arazilerini rantiyecilere pazarlamak için yasalar çıkarmak, kentsel dönüşüm adı altında yeni alanları imara açarak rant kapısı oluşturmak, ormanları yok ederek maden ocakları açmak ve yeşili yok etmek anlaşılmaktadır. Türkiye 2009’da KYOTO protokolünü imzaladı. Ancak Neresinde? KYOTO’yu imzalamak demek taahhütte bulunmak demektir. Protokolün getirdiği yükümlülükler var. Sera gazı salınımı sınırlandıracaksın veya azaltacaksın. Bunun için de en azından karbon salanımı yüksek teknolojilere yatırım yapmayacaksın. Bir taraftan KYOTO’ya imza atacaksınız bir taraftan da kömürle çalışan termik santraller kurmaya devam edeceksiniz. İşte çevre anlayışınız bu. Türkiye son on yılda Avrupa’da doğal kaynaklarını en hızlı tüketen ve karbon emisyonu en hızlı artan ülke” şeklinde konuştu.</b></p>

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.