23 Ekim 2019 Çarşamba 08:53

ANASAYFA l İHANETİN BELGESİ LOZAN

01.10.2016 Cumartesi - 13:39

Saraylar saltanatlar çöker

kan susar birgün

zulüm biter.

menekşelerde açılır üstümüzde

leylaklarda güler.

bugünlerden geriye,

bir yarına gidenler kalır

bir de yarınlar için direnenler…

 

 

Adam bir laf söylüyor

Hopppp ordayız, hep beraber Lozan’ı tartışıyoruz şimdi.

Muhtarlar alkışlıyor, şak şakçı basın hemen ona destek

çıkıyor, haklı nedenlere dayandırmaya çalışıyorlar söylediklerini.

Hemen TV’lerde programlar düzenleniyor.

Sanki Uluslar arası ünvanları olan bir tarih profesörü, bilimsel

Çalışma ve bulgulardan sonra üstü örtülmüş bir gerçeği

İspatlıyor.

Oysa iki ay önce kendisi bile Lozan’ın bir zafer olduğunu sanırken,

burada da milletin, kendisinin hatta tüm dünyanın aldatıldığını keşfetti.

Bir sır daha gün yüzüne çıktı yani, tarihin akışı değişti. Yine aldatılmıştık.

Tam nobellik, eğer TÜBİTAK verseydi nobeli, bu fırsat kaçmazdı.

Görkemli bir törenle muhtarlarla beraber sahiplenirdik bu onuru.

Ne güzel.

Evet doğru Lozan bir ihanet belgesidir.

Mondros’u da  Mustafa Kemal imzalamıştır mutlaka,

 Onun da belgelerini çıkartırlar yakında.

Sultan Vahdettin ne güzel imparatorluğu kurtarmış,

tamda Sevr antlaşmasını yapmış, halkı huzura refaha

kavuşturmuşken sen bozgunculuk yaptın.

Tuttun  ortalığı karıştırdın. Bize yardıma ve

desteğe gelen, huzuru sağlayacak olan dost Yunan, İtalyan ve İngiliz ordularıyla,

Halifemiz efendimizin tüm uyarılarına rağmen savaştın, karşı koydun.

Bozguncusun  sen. Kafirsin sen. Halifemiz efendimize karşı geldin.

Neredeyse memleket zenginliğe boğulacaktı, halk rahat bir nefes alacaktı.

Bitirdin koca imparatorluğun istikbalini.

Vatan hainisin sen.

Bak memleket ne hale geldi senin yüzünden.

Bu IŞİD’i, El-Nusra’yı da sen başımıza bela ettin,

Şimdi ordumuz onları temizlemeye uğraşıyor

Suriye bataklığında.

 

Yıllardır kandırılan halk öğrendiği bu gerçekle artık

rahat bir nefes aldı.

ve Vahdettin gibi ulu bir kişinin şahsiyeti zede almaktan

kurtuldu.

Demek ki bir gün bütün gerçekler su üstüne çıkarmış,

tarih asla affetmez.

Hitler’i de yere göğe sığdıramayan bir halk ve basın vardı.

Her dediği gökten inen ayetler gibiydi ne oldu.

Nerede şimdi o adına yazılan destanlar ve yazan adamlar,

hatırlıyor mu hiç kimse adlarını, sanlarını,

dedim ya tarih asla affetmez.

Atatürk’e attığınız bu çamurlar, parsel, parsel sattığınız

Vatanın gerçeğini saklamaya yetmeyecek.

İşgalcilere bir tek kurşun sıkmayan, onlara İstanbul’u ve Anadolu’yu

kayıtsız şartsız teslim edenleri kutsayanlar;

Bir gün öleceksiniz elbet,

Varlığınızı borçlu olduğunuz Atatürk’e saldırıyorsunuz ya böyle,

tarihe ne olarak geçeceksiniz diye sormayacağım,

Siz de biz de biliyoruz cevabını.

Cehalet ihaneti kolaylaştırır, Kadri Mısırlıoğ’lu gibi ahlaksız,

ahlak yoksunu olan sözde ulema olan bir deliyi bile en baş

köşeye oturtup, onu yüceltirler ki, kendi ahlaksızlıklarına kalkan

olsun.

İçler acısı bir durum

İnanın tüm dünya gülüyor bize,

Ayıptır her gün başka, başka konuşarak, çamur atarak,

kendi cehaletinizi ortaya koyarsınız ancak,

cahillerin alkışları da yüceltmeye yetmez sizi,

aslında yerin dibine batıyorsunuz haberiniz yok.

Gündem değiştirmek için yazdığınız bu senaryolarla

Ancak aptalları kandırırsınız.

Ama biz aptal değilizzz…

Ve diyorum ki;

‘’ bitmedi bitmeyecek bu kavga yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek.’’

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.