23 Ekim 2019 Çarşamba 08:52

ANASAYFA l ARAPLAŞMAK VE CAHİLLEŞMEK

07.10.2016 Cuma - 14:08

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur…» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

 

Nerden çıktı şimdi bu durup dururken diyeceksiniz ama uzun yıllardır yaşadığımız kültür erozyonu ve dejenerasyon böyle bir şeyler yazmam gerektiğini düşündürdü bana.

Cumhuriyet dönemi tüm Arap ülkelerine örnek bir model olması açısından hükümdarlıklarının varlığını da tehlikeye düşürüyor olmasının sakıncalarını görmüştür Arap coğrafyasını yönetenler. O yüzden Cumhuriyet tehlikelidir onlar için.

Eski İran, Afganistan ve Suriye’de bu yolda ilerlerken iç karışıklıklar veya dışarıdan müdahalelerle yeniden geriye dönüşü yaşamıştır ve yaşamaya başlama yolunda ilerlemektedir.

Libya ve Irak’ta da çağdaşlaşmanın önüne geçilmiş Arap halklarının bağımsız, çağdaş, demokratik ülkelerin arasına girmesi engellenmiştir. Mısır da buna önemli bir örnektir. Bu geriye dönüşün en önemli öğeleri bölgeyi sömüren İsrail ve emperyalist güçler ile onlara uşaklık eden Suud, Katar gibi halkını, doğal kaynaklarını efendilerine peşkeş çekerek hükümdarlıklarını sürdüren ailelerdir.

Araplar kabile kabile yaşamaktan kurtulamadıkları için her türlü dış müdahaleye açıktır bölgede huzursuzluk çıkartmak istiyorsan iki, üç kabileyi satın alırsın olur biter. Çünkü bir ulus devlet olma bilinci yoktur Cemal Abdül Nasır her ne kadar bunu yapmaya çalışmışsa da ömrü yetmemiş muvaffak olamamıştır.

Çok ta uzatmayalım konuya girelim tarihte Türklerin Müslüman olmasını hep gönüllü olarak kabullendiği ile ilgili üstü örtülü bir şekilde geçilmeye çalışılsa da gerçek öyle değildir. Göktürkler dönemimde birçok kanlı savaşlar yaşanmış Türk kentleri işgal edilmiş ve kılıçtan geçirilmiştir. Esir alınmış köle, cariye, asker yapılmış ve birçoğu yollarda ağaçlara asılarak idam edilmişlerdir. Tam bir kıyım yaşanmıştır ve hiçte öyle denildiği gibi Türkler koşa, koşa Müslüman olmayı kabullenmemiştir.

Zamanla Anadolu’ya gelen Müslüman Türklerin kurdukları Osmanlı imparatorluğu da Arap etkileşimlerini üzerinde taşımasına rağmen Arapları yönetmiş, Halifeliği onlardan almış ve vergiye bağlamıştır, tabi Araplar da bunu gönül rızasıyla yapmamışlardır. Bunu da Osmanlının son zamanlarında İngilizlerle beraber olarak Türk ordularını arkadan vurup tarihsel öçlerini almalarından anlıyoruz.

Şimdiki Arap ülkelerin de demokrasinin, bilimsel çağdaş eğitimin izlerine rastlamak mümkün değildir. Kadınlar hiçbir alanda yoklar, şeyhler üstün bir statü sahibi ve halkın çağdaş eğitim yerine hurafelerle beyinlerini doldurup onların dış menşeili IŞİD, El Nusra, Müslüman kardeşler, El Kaide, Hamas vb. birçok terör örgütüne sempati duymaları veya onlardan birine mensup olmalarını sağlamaktır görevleri ve bu örgütler nedense hep birbirine saldırır, binlerce insan ölür biri Şii’dir biri Sünni’dir vs. vs. bölge hep savaş halindedir.

Oysa Laik Türkiye Cumhuriyeti örnek bir Müslüman ülke olarak en sade ve katıksız haliyle yaşıyordu İslamiyet’i.

Nedense Araplarda olduğu gibi din bezirganlığı bizde de had safhaya ulaşmış durumda bir Arap özentisi bir yapmacık dindarlık şovları gırla gidiyor.

Nesini örnek alacağız biz şimdi bu Arapların?

Amerikalalıların demokrasi getirdikleri

Irak’la, Libya’yı mı, Mısır’ı mı, Suudi Arabistan’ı mı, Katar’ı mı?

Hangisini ve neyini örnek alacağız yaşam tarzını mı, sanayisini mi, eğitimde bilimde dünyaya hükmedişlerini mi, neyini,

Müslümanlığını desek böyle insanların İslamiyet’i gerçekten yaşadığını ve önemsediğine inanabilir misiniz. Ya da onlardan mı öğreneceğiz tüm dünyada hiçbir varlığı tanınmayan bir kitlemi öğretecek bize nasıl yaşamamız gerektiğini.

Yahu bana bir örnek gösterin. Yani onlar gibi giyinmek, konuşmak, kabilelere dönüşmek, tarikatlara cemaatlere gömülmek neresine götürecek dünyanın bizi.

Milli Eğitimin ve neredeyse devletin resmi politikası haline gelmesi hayli düşündürücüdür, bu Araplaşma çabaları neye hizmet ediyor. Bize en çok zarar okumuş adamlardan geliyor, en zararsız adamlar ilkokulu bile bitirmeyenlerdir diyen profesörlerden mi alıyorlar bu ilhamı.

Yoksa bizi de Arap dünyasının içinde olduğu kaosa çekmeye çalışan bu ülkeyi de parçalamaya, bölmeye ve paylaşmaya çalışan emperyalistlere hizmet edenler mi istiyor Araplar gibi cahil ve birbiriyle savaşan bir halk olmamızı. Bilimsel eğitimin önüne geçip kapalı, dünyadan habersiz, başında bir hanedanın rahat yaşaması için köleleşmiş ve cahil bir halk yaratmaya çalışıyorlar bizi Araplaştırarak. Kendileri de kraliyet ailesi gibi saltanat ve lüks içinde yaşayanlar bize kanaatkar olmanın erdemliliğini anlatıyor.

Cenneti anlatıyorlar bize yeryüzünde cehennemi yaşatanlar şeyhler şıhlar neredeyse müridlerine tapu dağıtacaklar cennetten. Onu da yapan var diye duydum ama artık aklım almıyor.

Yani Milli eğitim bakanlığımız bu görevi üstlenmiş durumda adını da değiştirmeli bence Araplaşma ve Cahilleştirme Bakanlığı olması gerekiyor artık. Başına da Cübbeli Ahmet hocayı getirsinler. Nasılsa methiyeler düzüyor iktidarın hafızı olmuş zoraki de olsa. Hapislik kötü tabi. Dünya nimetlerinden uzak kalıyorsun ki hocamız öyle yaşayamaz.

Arkadaşlar şaka değil size bazı rakamlar vereceğim;

Dünyada altmış ülke arasında;

Fen’de :44.

Matematikte: 43.

Dilinde Okuduğunu anlamada: 42.

Buyuz işte suç çocuklarda değil, çocukları eğiten sistemde aptal değil çocuklarımız. Sistem aptallar tarafından kasten dizayn edilirse çocukları da aptallaştırırsın dolayısıyla bilim adamı üretemezsin, dolayısıyla bu ülkeyi uluslararası alanda ileriye götürecek, yarışacak temsil edecek sanayici, devlet adamı üretemezsin ne üretirsin cahil bir teba üretirsin.

Ve Milli Eğitim bakanlığının resmi görevi budur artık. Diyanet işleri başkanlığının olduğu gibi. Bize Araplaşmayı ve cahilleşmeyi dayatıyorlar.

Ordumuzu yetiştirecek Üniversitenin başına kimi getirdiklerine bir baksanıza tam bir dram. Kemikleri sızlıyor Atatürk’ün kemikleri.

Bu dünya size de kalmaz merak etmeyin. Ettiğiniz kötülüklerde boğulacaksınız bunu da bilesiniz, bu halk bir gün uyanacak.

 

 

Hoşçakal yarın

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.