16 Ekim 2019 Çarşamba 15:43

ANASAYFA l ‘AKP iktidarı silahsız bir devrim’

30.11.-0001 Pazartesi - 0:00

<p><b>Derince Eğitim ve Gelişim Projesi kapsamında Derince Sabancı İlkokulu Konferans Salonu’nda ‘Ulus Devletlerin Ahlaksız Kardeşliği’ konulu bir konferans düzenleyen Taraf Gazetesi yazarı ve öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhat Kentel, son günlerde gündeme oturan pek çok konuda çarpıcı bilgiler verdi. İki saati bulan konuşmasının büyük bölümünü konukların sorularına ayıran Kentel, 1215 yılında Magna Karta adıyla başlayan ve günümüzde de farklı boyutlarla karşımız çıkan ulusçuluk konusunu ilçe halkına aktardı. Derince Belediye Başkan Yardımcıları Adnan Balcı, Osman Ergin, Adnan Pala başta olmak üzere, meclis üyesi, STK Temsilcileri ve bazı eğitimcilerin de yer aldığı konferansa AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Ark ile çok sayıda vatandaş katıldı.</b><b></b></p>
<p><b>ÇEÇENİSTAN UNUTULDU</b><b></b></p>
<p><b>Konuşmasına ulus kavramının tarihiyle çeşitli örnekleri sıralayarak başlayan Doç. Dr. Ferhat Kentel, 90’lı yıllarda gündeme gelen ve Türkiye’nin de çeşitli yollarla karıştığı Kafkas Sorunu’nun Rusya’nın PKK ile ilgili söylemlerini ve tutumunu değiştirmesiyle birlikte birden bire gündemden düştüğünü hatırlattı ve benzer durumların tarih boyunca sürerek geldiğini söyledi. Ulusçuluk ideolojine karşı olduğunu konuşmasında birçok kez tekrarlayan Kentel, ulusçuluk kavramı çerçevesinde Cumhuriyet döneminde yapılan bazı yenilikleri de eleştirdi. Japonya, Çin gibi ülkelerin alfabelerini değiştirmeden teknolojiyi yakaladıklarını; Türkiye’de ise harf inkılabıyla Osmanlıca ile yazılmış birçok belge ve eserin yok sayılarak modernleşmeye gidildiğini ifade etti.</b><b></b></p>
<p><b>İDEOLOGLARIN ANLATTIKLARI</b><b></b></p>
<p><b>1915 olaylarına da değinen Kentel, “Ermeniler mi bizi öldürdü, biz mi Ermenileri öldürdük; yoksa karşılıklı mı oldu. Bunları ideologların bizlere anlattıkları ölçüde, onların bilmemizi istediği ölçüde bilebiliriz” dedi. Modern insanın ulus objesini sürekli olarak kullandığını ifade eden Kentel, “okul yıllarında annemin başörtüsü takması beni utandırırdı. Çünkü içinde bulunduğumuz ulusal mantalitenin aşıladığı modernizm, başörtü takmamayı normal gösteriyordu. 28 Şubat döneminde de Fadime Şahin, Müslüm Gündüz gibi örnekler, İslamiyetten utanılması için bir senaryo idi.  Tek parti döneminde de Kürtler ehlileşmemiş varlıklar olarak görüldü ve eğitimle ilgili konulardan mahrum bırakıldı. Bu durum bir travma idi ve bu travma henüz tam olarak bitmedi” dedi.</b><b></b></p>
<p><b>SINIFSIZ BİR TOPLUM</b><b></b></p>
<p><b>1928 yılında da camilerin modernleşmesi projesinden son anda vazgeçildiğine değinen Kentel, “Eğer uygulansaydı camilerde de tıpkı kiliselerde olduğu gibi sıralar olacaktı ve insanlar ayakkabılarıyla girecekti. Niye? Çünkü modern olacaktık” Modernizmin günümüzde reklamlarla, alışveriş merkezleriyle karşımıza çıkmayı sürdürdüğünü ve tüketim çılgınlığına dönüştüğünü ifade eden Kentel, inançsız yaşayamayan insanoğlunun artık ‘yeni’ye ve ‘güçlü’ye inandığını söyledi. Kentel bir soru üzerine; Dünya üzerinde bu güne kadar </b><b>birçok devrimin gerçekleştiğini ancak; silahsız tek devrimin AK Parti’nin iktidara gelişinin olduğunu söyledi. Kentel son olarak sınıfsız bir toplum hayal ettiğini söyledi.</b><b></b></p>

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.